28 Aralık 2007 Cuma

2007'ye ve dostlara veda :-(

Bugün günlerden 28 Aralık 2007... 2007 yılının son günleri. Acı tatlı geçmiş bir yıl. Bazen çok yorulduk, bazen sevindik, bazen üzüldük, bazen gezdik, yedik, içtik , bir çok şey yaptık...Tamı tamına 362 gün geçirdik. Bir çok kişiyle tanıştık, dostlarımız, arkadaşlarımız oldu. Birlikte birçok şeye imza attık. Hayatımızda istesek de istemesek de bir sürü şey değişti, büyüdük, olgunlaştık, bir yaş daha yaşlandık. Sevdiklerimizi kaybettik, çok üzüldük. Yeni doğanlarımız oldu çok sevindik.

Fakaaat, son iki gün de yaşadıklarımın ne tarifi mümkün, ne anlatması ne de inanmak mümkün :-(

İki gün içerisinde işyerimizdeki bir çok arkadaşımıza veda etmek zorunda kaldık. Dayanılası bir acı değil, tarifimi mümkün olmayan bir duygu...Giden dostların ardında kalanlar olarak ne yapacağını bilmez bir durumdayız. Herkes donuk yüz ifadeleriyle birbirine bakar oldu. Elimizden hiçbir şey gelmiyor. Neden böyle oldu, neydi bizi sonbahar yaprakları gibi savuran anlamak mümkün değil... Hepimiz darmadağın olduk. Böyle mi olmalıydı, elimizde büyüyen bir çocuk misali büyüttüğümüz bu emanet bu hale mi gelmeliydi? Ya da nasıl geldi? İnanmak gerçekten çok güç...

Bizim için bir yuvaydı burası. Doğmadığımız ama büyüdüğümüz, çocukluğumuzun, gençliğimizin geçtiği sıcacık bir yuva...Bizim sevgi ve şevkatimizle büyümüş ve gelişmişti. Kimler gelip kimler gitmişti ama bugüne kadar hiç bu kadar zor olmamıştı vedalar. Çünkü sanki toplu infaz yapılmıştı, kurşuna dizilmiştik. Ama o kurşunlar bazı dostlarımıza çok ağır yaralar açtı. Bizler kurşun yemediğimize sevinemedik bile. Onların acısı yüreklerimizi dağladı geçti :-(

Oysa ki 2007 yılı başında ne güzel dileklerimiz vardı, sağlıklı mutlu nice yıllara hep beraber demiştik. Ama beraber 2007'yi bile bitiremedik :-(

Bu sene de 2008 için siz değerli dostlarımla birlikte mutlu, sağlıklı ve nice yıllar geçirmek temenni ediyorum. İnşallah 2008 yılında kayıplarımız, ayrılıklarımız, kısaca bizleri üzecek şeyler yaşamayız. Gerçi şu an yaşadığımız veda acısının uzunca bir süre kapanacağa benzemiyor ama en azından sadece veda ettik, sağlığımız yerinde, her zaman görüşme şansımız var.

Hepinize hayatta herşeyin gönlünüzce olmasını temenni ediyorum.

Hoşçakalın dostlarım...

Ayşegül ÖNDER

3 Aralık 2007 Pazartesi

Mutluluğun resmi !

Dianne Dengel'in güzel bir fotoğrafı vardı. O fotoğraf beni çok etkilemişti. Her şart da mutlu olabilmeyi başarmak!




Aslında zor bir iş. Günün getirdiği maddi ve manevi sorunlar insanı ister istemez mutsuzluğa, strese doğru itiyor. Günün iş, ev, okul vs telaşı hepimizde var. Ama her zaman mutlu, huzurlu olmak için sebep vardır diye düşünüyorum. En azından ben mutlu olmak için çaba sarfedenlerdenim. Hiç bir şey yapamazsam çıkarım dağlara bayırlara kırlara nefes almaya çalışırım.

Bu hafta sonu yine yoğun bir iştemposunun ardından Pazar gününe geldik. Daha cumartesi gecesinden kafamda plan yapmaya başladım. Yarın muhakkak bir yerlere stres atmaya gidilmeli. Nereye mi, en azından pikniğe. Ailece, eşimle, çocuğumla doya doya bir gün geçirmeli.

Pazar sabah kalktık, eşim daha önceden hatta karga gak demeden kalkmış, almış tüfengini, çıkmış dağlara. Biz de Kutiş'le öğleye doğru ancak kalkabildik. Güzel bir kahvaltı ve ardından nereye gidelim planları.

Aile büyüklerini de aradık ve toplandık. Sonra orası burası derken yakın bir yere gitmeye karar verdik.

Güzel bir gün geçirdik. Önce sucuk ekmek, sonra korda kızaltılmış ekmek, peynir vs. Tam bir salaş piknik ziyafeti. Belki de engüzeli...Benim için asıl önemli olan açıkhavaya çıkmak, dolaşmak...

Daha da önemlisi ailece birlikte bişeyler yapmak. Bunu başarınca benden mutlusu yok :-)

Bu da benim mutluluğumun resmi :-)

Bunlar da defterimin sayfaları...