19 Şubat 2008 Salı

Karlar düşer, düşer düşer de buz olur...

Karlar düşer,
Düşer düşer ağlarım,
Hep ismini,
Hep ismini anarım...

Ne güzel bir şarkıdır, yıllara meydan okuyan, eskimeyen, eskitilemeyen ...

Biz de yıllara meydan okuyan dostluklarımız sayesinde dostlarımız ile birlikte, karların düştüğü, hatta buz olduğu bir akşamda sucuk ekmek partisi yapmaya karar verdik. Aman allahım, hava gerçekten soğuk. Yemek faslı bitip eve dönerken arabanın göstergesi -8'i gösteriyordu. Böyle bir havada böyle birşey yapmak pek akıllıca birşey değildi ama olsun, biz yaptık oldu...
Hem de çok güzel oldu...

Uzun zamandır, belki de iki yıldır kar yağmasını bekliyoruz, geçen yıl yağdı yağmadı, bu sene de kış bitiyor haaala yağmadı diye üzüldüğümüz bir haftada çıkageldi beyaz mutluluk. Yüzümüze, ruhumuza bir huzur doldu:-)

Ben şahsen mevsiminde mevsimi yaşayamayınca çok huzursuz olanlardanım, kış ise kışlığını bilecek, baharsa baharlığını. Yoksa derin bir hüzün kaplar içimi, kırıldı mı gücendimi acaba derim içimden...Kışsa niye gelmez kar, baharsa niye yağmaz yağmur derim. Sanırım güncendiriyoruz mevsimleri, insanoğlu olarak yokediyoruz o güzelim varlıklarımızı,varoluşumuzun temelini...

Neyse...Nihayet bu hafta kar yüzü gördük de ruhumuz şenlendi sanki. Bu heyacan ile karda piknik güzel bir fikirdi.





Hemen hazırlıklara başlandı. Sevgili organizatör abimiz Hüseyin Tuna, bizim için bir sürü hazırlık yapmış. Sucuklaaaar, köfteleeer, domates, biber, soğaan :-)

Adnan abi mangalcıbaşı




Deniz ve Özgür arkadaşlarımız hazırlıklara koyulmuş...Ruhlarını da katarak hazırlıklarımızı yapıyorlar :-)


Tuncay kardeş, o da bişeyler hazırlıyor...


Ve pişirme operasyonu başlamıştır.




Ufff, yeme de yanında yat denir ya ööle bişey ama soğukta gerçekten mangalın başında yatacaktık nerdeyse ;-)


Çevir kazı pardon köfteyi yanmasın...






Müdürüm köfteleri atmaya başlamış...











Evet güzel bir akşam pikniğiydi, hayat denen film şeridine güzel bir anı daha kaydetmiş olduk.

Düşününen, organize eden tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Sevgilerimle,

Ayşegül ÖNDER

Bunlar da defterimin sayfaları...